DIY El Yapımı Defter

 Selaaamm!!

Bugün size uzun zamandır haberdar olduğum fakat bugün kolay bir versiyonunun videosunu izleyip yaptığım defterimin yapım aşamalarını göstereceğim.

İhtiyacımız olan malzemeler:

  • Nasıl tarzda istiyorsanız öyle çeşitli kağıtlar
  • Sağlam bir ip, ben daha güzel gözüksün diye altın rengi panç ipi aldım.
  • Ataş
  • Kağıtları delmek için sivri uçlu bir alet (burada çatal o işlevi görüyor.)
  • Cetvel
  • Makas
  • Kalın bir iğne
  • Dekorasyon için renkli bantlar (isteğe bağlı)

IMG_20190525_185144

Öncelikle kırtasiyeden renkli dosya kağıtları aldım, kareli defter kağıdı, kraft kağıtları, dosya kağıdı ve son olarak suluboya da yapmak istediğim için suluboya kağıdı koydum. Sonuçta olabildiğince fazla çeşitte kağıt olsun elinizde.

Daha sonra kağıtlara istediğim boyutları çizdim ve kesime hazırladım. Boyut olarak Field Notes markasının End Paper defteri çok hoşuma gittiği için onun boyutlarına göre ayarladım. Defter 8,9 x 17,8 cm boyutlarında. Tabi biz kağıtları ikiye katlayacağımız için eni 2 katına çıkarıyoruz yani 17,8 oluyor.

IMG_20190525_190315

Boyut olayını ayarladıktan sonra kağıtları kesiyoruz, istediğimiz sıraya koyup düzgünce ikiye katlıyoruz ve dikerken kaymaması için ataşla tutturuyoruz.

Daha sonra katladığımız yerden, dikiş yapacağımız 3 noktayı cetvelle ölçüp bir tane ortaya, alt tarafın 2 cm üstünden ve üst tarafın 2 cm altından noktalar belirleyip oraları deliyoruz.

IMG_20190525_192849

Yalnızca, deldiğimiz yerlerin katlanma çizgisinin üzerinde olduğuna özellikle dikkat etmeliyiz. Yoksa dikişimiz güzel durmaz. İpliğimizi iğneye geçirdikten sonra orta noktadan ve defterin iç tarafından iğneyi sokup daha sonra, alt ya da üst farketmez, diğer noktalardan da geçirerek dikmeye başlıyoruz. Örneğin üstten geçirdik diyelim dışarı üst taraftan içeriye geçirdikten sonra tekrar orta noktaya geçirip dış tarafa geçiyoruz. Bu sefer dış-alt taraftan iç tarafa geçirdikten sonra isterseniz ikinci bir defa daha alt ya da üst için aynı işlemi tekrarlayıp sağlamlaştırabilirsiniz. Bunları yaptıktan sonra ipi iğneden çıkarıp düğüm atıyoruz. Ve tatataam, defterimiz bitti!

WordPress’in ücretsiz versiyonunu kullandığım için video atamıyorum fakat umarım anlaşılır bir şekilde anlatabilmişimdir.

Son olarak defterimiz bu şekilde:

IMG_20190525_195339IMG_20190525_195331

Öğrendiğim videoya gitmek isterseniz: Easy Binding Tutorial for Beginners

Merak edip okuduğunuz için teşekkür ederim. Başka yazılarıda görüşmek üzere.. 🙂

 

Suluboya ile Patlıcan Resmi Nasıl Yapılır?

Merhaba. Bugün suluboya ile adım adım nasıl patlıcan resmi yapabiliriz onu göstereceğim. Resim çok basit.

Asıl resim bu:

9fe16a84e7f386fc79a1a6f5a3e2ab2c.jpg

Kullandığım defter Canson Montval, 300g (140 lb) suluboya defteri.

2 fırça kullandım. İkisi de sentetik, yuvarlak uçlu biri 6, diğeri 8 numara.

İlk önce patlıcanın hatlarını HB kalemle bastırmadan çizdim. Çizimlerim için genelde HB kalem kullanıyorum. Silinmesinin daha kolay olduğunu düşünüyorum.

IMG_20190421_141156

Sonra renkleri hazırladım. suluboyam sonnet studio. Resme hakim olan 3 rengi palete(tabak) aldıktan sonra yapraklardan başlıyorum.

IMG_20190421_141211

Yapraklarda 6 numaralı fırçayı kullandım. Green deep ve Hanza lemon’ı karıştırarak en altı onunla boyadım. Sol uca burnt sienna hafifçe uyguladım.  Kuruduktan sonra burnt sienna+green deep+hanza lemon karıştırarak farklı bir ton yeşili oluşturup üste bir kat daha attım.

IMG_20190421_141637

Sonra 8 numaralı yuvarlak uçlu fırçayla violet deep rengini uygulamaya başladım. İki tane parlak olarak gözüken kısım var oraları boyamadım.  Kurumamışken alt tarafa da bir laciverti kondurdum karıştırmadan zaten taban ıslak olduğu için kendi dağıldı.

IMG_20190421_142913

Daha sonra kurumaya bıraktım ve asıl resimdeki gibi sağ tarafı biraz daha koyulttum.

IMG_20190421_144708

Sonuç olarak baya kusurlu tabiki de gölgeleme olayını yapamadım, karıştıramadım vs.

Ama sizinle paylaşmak istedim belki benim kadar yeteneksiz biri bile yapıp üzerine bir de blogda yazı olarak paylaşıyor da, siz neden yapamayasınız yani. Her şey işte cesaret edip eline fırçayı almakla başlıyor aslında.

Suluboya 101 #part2

Selamlar!!

Bu sıralar kendime teknik öğreneceğim, yeter artık kağıtlarım boşa gidiyor demelerimin sonunda çok şükür teknik videoları izledim. Öğrendiklerimi de sizlerle paylaşacağım.

Aşağıda çeşitli şekiller boyamalar göreceksiniz. O yeşil şey bant arkadaşlar. Artist bantım olmadığı için -henüz- elimdeki, bullet journal yapma çabalarımdan kalma, simli bantımı kullandım. Bunun amacı kağıdı bölümlere ayırmak ve bir de bu bantı suluboya kağıdının etrafına kenarlarından yapıştırılıyormuş; kağıt suyla birleşince bükülüp kırışmasın diye. Şimdi, bantın rengi ve kullandığım renklerin berbat uyumunu görmezden gelirsek tekniklere geçelim.

Bu yazıdaki bütün teknikler wet on dry ana tekniğinin bir parçası. Wet on dry ıslatılmamış kağıda boya yapmak demek.

Yukarıdaki fotoğrafta sol üst köşedeki resimdeki o sıçramış gibi görünen boyalar splatter tekniğinin bir örneği. Bunu yapmak için ilk önce boyayı ve suyu bolca kullanarak küçük bir yuvarlak boyuyoruz sonrada üffff diye üfleyince böyle ağaç dalları gibi şekiller ortaya çıkıyor. Bunu pipetle de yapabilirsiniz hatta daha kolay olur. Sağ üst köşedeki o çok hoşuma giden sıçratma tekniğinin ingilizcesi de tapping. Fırçası hafif su çokça boyaya buladıktan sonra fırçaya hafifçe vuruyoruz. Etrafa sıçrayabilir dikkat. Diş fırçası ya da flat fırçayı elimizle nasıl anlatsam bilemedim fışır fışır yaparak da aynı etki yapılabilir.

Sol altta, damlamış boya izleri olayının adı da drips. Bunun için bir noktaya fırçamızı değdirip kağıdı da dike yakın tuttuktan sonra o noktaya sürekli su yüklemesi yapıyoruz. O da bir süre sonra akıyor haliyle.

Sonra o çiçek şekli ve sağ en alttaki buğulu boyama pulling tekniği ile yapılıyor. Şöyle ki çiçekten başlarsak ilk önce fazla sulu olmayan kuru denebilicek fırçayla boyayı alıp çiçeğin yaprağındaki M şeklini yapıyoruz. Sonra fırçamızı tamamen temizleyip hafif su ile o boyalı kısma değdirerek yaprağın tam şeklini ortaya çıkarıyoruz. Buna pulling denmesinin sebebi boyayi çekerek o gradyant efekti verme. Sonra o sağ yandaki şekilde ilk önce yuvarlak boyuyoruz sonra yavaşça o yuvarlağa değdirerek etrafını suyla ıslatıyoruz. Zaten ordaki boya hafifçe dağılacak.

Bunun üzerindeki resim ise bulut yapma tekniği olarak öğrenmiştim. Siz daha yaratıcı şeyler için de kullanabilirsiniz. Normal gökyüzü yapar gibi boyayıp henüz ıslakken peçeteyle -her ne kadar ben yapamasam da- bulut şeklinde peçeteyi bastırıp orayı bulut efekti verebilirsiniz.

 

Önümüzdeki zamanlarda bu serinin devamı gelecek. Beğendiyseniz lütfen beğen butonuna basmayı ve yorum yapmayı unutmayın.

Hoşçakalın. İyi akşamlar.

 

 

 

 

 

Suluboya 101

Selam!

Bu aralar Pinterest’te çok takıldığımdan olacak, delicesine boyama yapmak istiyorum. Ama bu sene çap yapmaya başladım okulda ve dersler acaip ağır geliyor, cuma günü &haftasonu full ders çalışmakla geçiyor. İşte pazartesi tatildi de ondan istifade boyama yapabildim. Onlara da yer vereceğim.

Henüz pro olmadığım için, suluboya konusunda şuana kadar bildiğim teknikleri anlatacağım size. Daha fazla kullanışlı teknik öğrendikçe yazının 2. Bölümünü yayınlarım.

Başlıyoruz.

  1. Kesinlikle ve kesinlikle suluboya için üretilmiş kağıt kullan. En az 300 gr. tercih etmelisin. Mesela bu konu hakkında yaptığım yanlış şuydu ki ben kötü kağıtlarla başladım ve moralim çok bozuldu berbat resimler ortaya çıkınca.
  2. Boyamaya başlamadan önce kağıdını büyük düz fırçayla ıslat. Ya da peçeteyi ıslatıp kağıda sürebilirsin. Bu hem boyanın kağıtta birden emilmesini engeller hem de yanlış yapıp düzeltmeye çalıştığında o kadar çok boya izi kalmaz.
  3. Her zaman masada peçete bulundur. Hem fırçadaki fazla suyu emmesi için hem de resmin hatalı olduğunu düşündüğün yerlerini düzeltmek için.
  4. Boyamaya resimdeki en açık renkten başla ve kurudukça koyulaştırarak boyamaya devam et. Buna layer-by-layer deniyor.
  5. Fırçanı dik tutarak boyama, her zaman yüzeyle 20 ya da 30 derece yapacak şekilde tut ki fırçan çabucak yıpranmasın.
  6. Bir de negative painting diye bir şey öğrendim. Koyudan açık renge doğru boyama kısaltırsak. Öğrendiğim youtube videosunun linkini bırakıyorum. https://youtu.be/_c3p7t7GEUE

Bildiğim, sanırım, bu kadar teknik var, şuan bunlar aklıma geldi. Dediğim gibi yeni güzel şeyler öğrendikçe devamı gelecek.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Let the art with you!

Suluboya İçin Bir Başlangıç Yazısı

Aman tanrım, penceremdekiler blogundan yeni bir yazı!

Selamlar.  Evet yazı yazmayalı sittin sene oldu fakat pes etmiş değilim :))

Temamı ve blog ismimi değiştirdiğim zaman bir yazı yayınlamıştım.  Orada suluboyaya başladığımı ve işte onun hakkında bir yazı yayınlayacağımı söylemiştim. Ve o gün geldi, çattı, yazıyorummmm !! 😀

İlk önce suluboyaya neden ve nasıl başladığımı anlatayım sizlere.

Valla pek sanat manat anlamazdım yani özenirdim böyle grafik tasarımcılara, resimle, çizimle uğraşanlara ama yeteneğim olduğunu düşünmediğimden yanaşmadım bunca sene. hala daha olduğunu düşünmüyorum da ben çalışarak öğrenenlerdenim işte. Mesela bir arkadaşım var liseden kız bana 2015 te yaptığı resmin fotoğrafını attı, benim onun seviyesine gelmem için 2 sene daha çalışmam lazım yani kız benden iki sene önde :))

Sonra işte resim öğrenebileceğim biriyle tanıştım, kendisi resim öğretmeniydi ve çok destekleyici bir insandı. Yani ben şuan bu ne yaa dümdüz çizmişim/boyamışım dediğim resimlere bile çok güzel olmuş diyerek ve inandırıcı bir şekilde- beni destekledi ve şuan çok daha iyi bir yerdeyim. Ona burdan çook teşekkür ediyorum ❤

Aslına bakarsanız resim hocamla portre üzerine çalışıyorduk arada boyama yaptığım da oldu ama bana portre çizmeyi öğretti çoğunlukla. şimdi portrelerimden bahsetmeyeceğim konumuz suluboya olduğu için belki sonra onun hakkında da bir yazı yayınlarım.

Suluboya alma sebebim, küçük kardeşimin suluboya yapmasını görmem kadar basit bir sebep aslında 😀 Yani kendi kendime dedim bu kadar küçük çocuk kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor ben niye yapmaya çalışmayayım? İşte mizaç itibariyle biraz mükemmelliyetçi bir insan olduğum için yanaşmamıştım ama onu görünce hırs yaptım :))

Sonra, o kadar zevk alacağımı ve ilerletmek isteyeceğimi düşünmediğimden aldığım suluboya çocukluğumuzun faber castell suluboyasıydı. Hatta bir sene oluyor kullanalı yeni bıraktım. Çünkü bir ara resimle uğraşmıyordum. Suluboyam da ilerlemedi haliyle sonra yavaş yavaş resim kağıdımı falan değiştirdikçe güzelleşmeye başladı. Ben de hazır hem bir kaç trick öğrendiğimden blog yazayım dedim.

Şimdi size ilk yaptığım demeyeceğim boyadığım resmi göstereceğim.

img_20180505_174133.jpg

Evet gördüğünüz gibi dümdüz boyanmış bir flamingo.

Şimdi de son zamanlarda yaptığım iki resmi göstereceğim.

IMG_20180505_184629

 

IMG_20180505_184648

 

Yine baya çizim, perspektif ve boyama hataları var -çoğunu boyarken farkediyorum- ama yine de bence iyiler.

Şuan Sonnet Studio Suluboya kullanıyorum. Üsküdar Sanat’tan 69 liraya aldım. Fotoğrafını bırakayım ilk önce.

IMG_20180505_172835

img_20180505_172924.jpg

Tabletlerin boyutu baya iyi. Renkler de güzel özellikle soğuk tonlu kahve, kırmızıya dönükte olsa pembe ve violet rengi var (kalp kalp), beyaz yok bu arada o renkleri görmenin heyecanından beyaza hiç bakmak aklıma gelmedi. Onu tek tablet olarak satın alacağım. Tabletlerdeki boyanın rengi epey koyu duruyor ama suyla birleşince kendi rengini veriyor. Ve fırçayı iki kez sürünce tablete yetiyor yani baya yoğun boyutunu da düşünürsek bana baya gidecek gibi.

Bu arada suluboya için kullandığım defter, Clairefontaine’ın aquarelle etival watercolor a4 10 yaprak ve 300 gr lık defteri. Daha önce kullandığım basit kırtasiye resim defteri ve mona lisa’nın suluboya için de kullanılabileceği! iddia edilen eskiz defteri ile karşılaştıramam bile. Bir kere Clairefontaine suyu hemen emmiyor ve boyanın dağıtılmasına izin veriyor. Ki bu da bir suluboya kağıdından beklenilen en temel özellik. Benim deneyimsizliğimden dolayı kullandığım kağıtlar neredeyse beni suluboyadan soğutuyordu. Sonra bunu keşfedince kendi kendime aman tanrım içimde bir artist varmış falan dedim :))

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar. Aslında bir kaç temel teknikten de bahsedecektim ama yazı çok uzun oldu o yüzden bir daha ki yazımda yazacağım onları.

Şimdilik hoşçakalın. Sevgiyle kalın!