Ocak 2021 Okumalarım

Zorba – Nikos Kazancakis

Kitap, biri daha çok doğal, içgüdüleriyle hareket eden Alexi Zorba, diğeri ise eğitiminin de etkisiyle belli kalıplarla düşünen anlatıcı, birbirine zıt iki karakterin bir şekilde çözümlenmesiydi. Karakterler, hayatı anlamlandırmada biri daha deneysel diğeri daha teorik iki bilim insanı gibiydiler. Ayrıca kültürel öğelerin de yoğun bir şekilde yer aldığı bir kitaptı.

Öteki – Dostoyevski

Dostoyevski’nin okuduğum ikinci kitabıydı. Kumarbazın keyifli havasına nispeten bu kitaba korku filmlerindeki kasvetli fırtınalı gecedeki gibi bir hava hakim. Olaylar genel olarak kendi seyrinde normal sayılabilecek şekilde ilerlerken, sevdiği kadın olan Klara Olsufyeviç’in doğum günü partisine katılmak istemiş fakat kabul edilmemiştir. Özellikle kitabın psikolojik arka plana bir hastalığı almış olduğundan bahsedecek olursak, bu olay açıkça Klara karakteri ile tetiklenmiştir. Zaten kendi içinde çelişkiler yaşayan baş kahraman Golyadkin kendi iç konuşmalarının şiddeti yoğunlaşır. Derdini kimseye anlatamamakta ve Öteki’nin, Golyadkin’in yakasından düşmesi gün be gün zorlaşmakta ve onu her seferinde baş aşağı etmektedir.

Binbir Hayalet – Alexandre Dumas

Kitap bir cinayet çözümü etrafında birleşen karakterlerin bazı yerlerde içinde bulunduğu sistemi eleştiren, daha sonra karşılaştıkları hayaletler ile alakalı kesitleri sırasıyla anlatmaları ile biter. Hafif bir gotik gerilim kitabı gibi de okunabilir ya da zamanın baskın siyasi çalkantılarının yansıtan bir kitap gibi de okunabilir.

Yabancı – Albert Camus

Kitabın ana karakteri Meursault, genel olarak savrulup giden ne hissettiğinden çok olayların akışında olan bir karakter. Fakat kitabın sonlarına doğru daha çok yaşadığının farkına varan ve bir şeyler hisseden ya da hissettiklerini algılayabilen bir insana dönüştü. Adam öldürmekten yargılanırken, mahkemesinde dahi onun hakkında yapılan suçlamalar için ‘haklılar galiba’ diye içinden geçirebiliyor. 2. kez okudum bu kitabı aslında, ilk okuduğumdan beri 5 sene oldu sanırım. Kitabın insanın içine sıkıntı veren bir yapısı var.

Şu Bizim Kırılganlığımız – Eugenio Borgna

Her ne kadar Wilhelm Schmid’in tarzını andırsa da en başta biri felsefeci (Schmid) diğeri ise psikiyatr (Borgna). Bunun sonucunda da daha teknik bir kitap gibi. Ama herkes okuyabilir diye tahmin ediyorum. Kitapta kırılganlığın çeşitli yönleri; farklı durumlar ve sıfatlarla ilişkisinden bahsediliyor. Fakat tam doyamadım kitaba ve çok havada kaldığını düşünüyorum fikirlerinin. Kitaplığımda ruhun yalnızlığı isimli bir kitabı daha var onu daha çok severim belki çünkü daha kalın bir kitap.

Beyaz Geceler – Dostoyevski

Kafka’nın kitapları kadar umutsuz ve bunaltıcı bir döngü içinde olmasa da aynı atmosferi hissedebiliyorsunuz. Yine bir yalnızlık var ama o kadar umutsuz bir döngüde değil. Baş kahramanın kendisi gibi yalnız bir karakter olan Nastenka ile karşılaşması ve konuşmaya başlamaları ile umutsuz döngünün kırılması dramatik bir son ile bitiyor.

Reading Slump Analizi

Sanırım yukarıdaki başlıkla çoğu okurun ortak derdine parmak basmış bulunmaktayım.

“Kitap okuyamamak” buramıza kadar geldiğinde.

Daha önce kitap okuma konusunda kendimizi nasıl şevke getirebileceğimize dair iki yazı yazmıştım. Buradan ve buradan o yazılarıma ulaşabilirsiniz. Ancak eksik kaldığını gördüğüm yönleri olduğunu hissettiğimden buraya daha derinlemesine işleyeceğim bir yazı daha yazmak istedim. Bu yazı baya uzun bir süreçte yazılmış olacak. Ve buraya günlük gibi fakat bir iç görüye ulaşabildiğim zamanlar yazacağım.

Not: Her arka plan rengi farklı bir tarihte yazılan yazıları ayırt ediyor.

16.11.2020

İçimizdeki şeytan kitabını da okuyup bitirdikten sonra normalde motora bağlamış gibi okurken, yeniden, okuma düzenim bozuldu. Kitap sanırım baya ağırdı yani okurken fark etmedim ama muhtemelen içimdeki bir yerlere dokunduğu için bu kadar etkiledi beni. Bence çoğu insanın da, süper iradeli ve sorumluluk sahibi insanları es geçersem :D, vicdanına dokunacaktır. Sözün özü güzel kitaptır, geç kalmadan okumanızı tavsiye ederim.

Motivasyon değişik bir konu. Geçenlerde burada takip ettiğim sevgili Yazarkarga’nın blogunda yayınlanan şu yazıda da güzel öneriler var baya. Fakat farkettiğim kadarıyla ertelemeyi önlemek için yapmak gereken şeyler için bile bir motivasyonumuz olması lazım. Çünkü bu son zamanlarda, hiçbir şey yapamıyorum ve de durumu değiştirmek için de içimden bir şey gelmiyor. Mesela ders çalışmam gereken yerde kitap okursam vicdanen rahatsız oluyorum, bu seferde kitap da okumuyorum ama ders de çalışmıyorum. Böyle bir kısır döngünün içindeyim. Bu motivasyonsuzluk muhtemelen öncelikli görevlerimi tamamlamamış olmam ile alakalı. Evet burayı yakaladık. O zaman diyoruz ki;

KURAL 1: Öncelikli işlerini bitirdikten sonra, kitap okuma fikri vicdanını rahatsız etmiyorsa, kitap oku.

17.11.2020

Bugün de ne ders çalışasım var ne de kitap okuyasım. Şu an elimde Martin Eden var, okumaya başladıklarımdan. Fakat anlatım tarzından dolayı sıkıldım. Yeni bir kitaba da başlama isteğim yok. Ve şunu fark ettim şuan: Yeni olan her şey beni korkutuyor. Mesela yeni bir diziye ya da filme başlamak bana angarya gibi geliyor. Korku duygusu değil de daha çok endişe, yorgunluk, bıkkınlık duygularının yanı sıra; neden okuyayım, neden yapayım, hiçbir işe yaramayacak ki, ne öğreneceğim, ayırdığım vakte değecek mi, daha fonksiyonel başka şeyler yapabilir miydim vb. düşünceler aklıma geliyor. Ama bunları ancak bugün Youtube’da takip ettiğim R.C. Waldun’un şu videosunu dinledikten sonra farkettim. Aslında bütün bu sorular zihnimin içinde dönüyordu ama farkında değildim.

Waldun videosunda; bazı insanlardan nasıl daha çok kitap okuyabilirim, motivasyonumu nasıl kazanabilirim gibi sorular aldığını söylüyor. Bunun üzerine de herkes için ‘tips’ denilen şöyle yaparsanız şuna ulaşırsınız tarzı şeyler söylemeyeceğim fakat daha genel bir bakış açısıyla kendinize şu soruyu sorun diyor: Neden bu kitabı okumak istiyorum?

Çoğu insanın çok kitap okuyan ya da iyi bir okuyucu sıfatına duydukları hayranlık sebebiyle okumak istediklerini ya da örneğin çoğu insanın Dostoyevski okumak istiyorlarsa bunu onu okumaları gerektiğini düşündükleri için ve de bu gerekliliğin popülariteden geldiği için okumaya çalıştıklarını ifade ediyor.

Kısaca kitap okuma ile alakalı bir üst-bilişe sahip olun, diyor Waldun.

KURAL 2: Kendine ben bu kitabı neden okumak istiyorum sorusunu sor.

18.11.2020

Dün akşam yeni aldığım Balzac’ın Gizli Başyapıt isimli kitabını okumak için kitaplıktan çıkardım. Sonra dedim ki ben ne yapıyorum? Daha hiç kitap okuyasım yokken birden kitap okuma isteğim geldi. Sonra kendime Kural 2’deki soruyu sorunca şu cevabı verdim kendi kendime, bu kitap ince olduğu için; hemen bitirebileceğimi düşündüğüm için okumak istiyorum. Kısacası aradan çıksın istiyorum. Bu cevabı yorumlarsam şu anlama gelir: Kitap okumayı bir meta haline getirmişim. Yani o benim için “çok okuyan biri sıfatına ulaşmam için bir araç”, belki bu yüzden kitaptan alabileceğimden daha az zevk duymama sebep oluyor.

21.11.2020

R.C. Waldun’un dün izlediğim “bütün klasikleri okumanıza gerek yok” çeviri başlıklı videosundan hareketle bir şeyler yazacağım. Bu videoda vermek istediği mesaj ise; kendi tarzınızı kendiniz bulun, başkalarının önerilerini dinleyin fakat günün sonunda kendiniz bildiğinizi/istediğinizi okuyun. Yani şu kitabı önerdiler, çok önemliymiş vs laflardan hareketle kitap alıp okumayın diyor. Çünkü kitaptan zevk alamazsınız diyor. Bir de çok beğenilen/takdir edilen bir kitaptan siz zevk almadığınızda ya da bir şey anlamadığınızda kendinizi niye onlar gibi takdir edemedim; ben aptalım, yetersizim vb. gibi farkında olmadan bazı hislere kapılabileceğimizden bahsetti. Bu konuda kendi davranışlarımdan bahsedecek olursam, gerçekten de, çoğu kitabı okunması gerektiğini düşündüğüm için okuduğumu farkettim. Konusunu gerçekten merak edip aldığım kitaplar çok az. Ve de yetersiz hissetme konusunu çok hissediyorum. Öyleyse;

KURAL 3: Kitap okuma listelerinden ve önerilerinden çoğunlukla kaçın. Yalnızca içeriğini çok merak ettiğin kitapları al ve oku.

Toparlamak gerekirse,

Okuma motivasyonumuzun olması için çoğunlukla merak duygusunun körüklenmesi gerekiyor. Merak duygusu her zaman oluşmayabiliyor. Bütün bu okumalar kendi tarzımızı oluşturmak için gerekli. Daha çok okumadan bir stil oluşturamayız, bu çok açık. Ve aslında bu bir döngü ve bu döngüde karşımıza çıkan engellerden ve daha hızlı nasıl yol alabiliriz, bunlardan bahsettim.

Bence en önemli nokta sorumlulukların bitirilmesi ile ilgili.

Ayrıca, günlük planlar kurma ve yönetme konusunda bir yazı da yazmak istiyorum.

Okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım bir şeyler aydınlatabilmişimdir zihninizde…

Felsefi Kelimeler #6

Demir Kafes [İng. iron cage] [SOSYAL BİLİM FELSEFESİ]. Weber’in Batılı kapitalist toplumların sosyal hayatında giderek artan rasyonalizasyon sürecine bağlı olarak insanların içine sokulduklarına inandığı yapı ya da sistem için geliştirmiş olduğu deyim.

Weber, modern dönemde Ortaçağa özgü manevi köleliğin yerini maddi köleliğin aldığını ve özellikle Protestan reformunun insanların, rasyonelleşme adı altında, görünmez bir hapishaneye kapatılmalarından sorumlu olduğunu savunur. Ve bireyleri, araçsal akılcılığa, rasyonel kalkül ve kontrole dayanan bir sistem içine kapatan bu modern hapishaneye “demir kafes” adını verir.

FELSEFE SÖZLÜĞÜ, AHMET CEVİZCİ. SAY YAYINLARI, 6. BASKI.
Kaynak: Pinterest

Aralık 2020 Okumalarım

Carson McCullers – Kadransız Saat

Roman, Amerika’da geçiyor, bir yandan hayatı ve ölümü sorgulamaları, bir yandan da yoğun bir şekilde ırksal ayrımcılıkları kendine konu ediniyor. Kadransız Saat’i okurken içimi bir sıcaklık kapladığını hatırlıyorum. Açıkçası ana karakterin kim olduğunu kestiremedim. Çünkü sanki hepsine eşit söz hakkı verilmiş gibiydi. Bu belki de yazarın, ırkçılık hakkında yazdığı için, kullandığı protesto niteliğinde bir tekniktir.

Frances Hodgson Burnett – Gizli Bahçe

V.C. Andrews pembe gözlüklerini takıp bir kitap yazmış olsaydı işte bu olurdu dedim. Temel olarak sevginin iyileştiriciliği ve dönüştürücülüğü üzerine bir mesaj verilmek istenmiş. Bunun ne kadar geçerli olduğuna dair fikriniz sizin ne renk gözlük taktığınıza bağlı 😉

Halil Cibran – Ermiş

Belki hep mutlu olduğum ama şuanda hüzünle hatırladığım zamanları hatırlattı bana. Kâh gün batımı kâh sonu olmasa keşke dediğim akşamlar… O kadar huzurlu hissettirdi ki özellikle sonlarına doğru… O mutlu anları şuanda da mutlulukla hatırlamamı sağladı. Gözlerim kamaştı, anılarımda batan güneşten. Ve içimden bir fısıltı kopup geldi dudaklarıma teşekkürler diye, bunu bana yaşattığın için…

Honore de Balzac – Gizli Başyapıt

Önsöz/giriş kısmında sonu ile alakalı üstü kapalı bir bilgi verilmeseydi daha bir etkilenmiş olarak kalabilirdim. Konu güzeldi ama sanat ile bağım çok zayıfladığı için hikayeye kendimi tam veremedim. Çok kısa bir öykü yaklaşık 50 sayfa, ve de çok fazla bir olay örgüsü olmadığı için konusundan bahsetmeyi uygun bulmuyorum. Fakat “Sanat nedir?” sorusuna ışık tutan cümlelerinin olduğunu söyleyebilirim.

Daniel Klein – Her Keşfettiğimde Değiştiriyorlar Hayatın Anlamını

Aslında bu bir seriye ait sayılabilecek bir kitap, ben de set olarak almıştım. Felsefeyi mizah, karikatür ve özlü sözlerin yorumlama yoluyla anlatmaya çalışan bir seri. Bu kitap da özlü sözler yoluyla anlatılmış fakat bilgiler bölük pörçük kaldığı için, fikir olarak güzel olsa da pratikte pek bir şey öğrenemediğimi düşünüyorum.

Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna

İlk okuduğum kitabı İçimizdeki Şeytan’dı. Onun tesiri bende daha büyüktür. Fakat bu kitapta da hayata dair çok güzel tespitler vardı. Çok güzel bir alıntı paylaşmak istiyorum kitaptan:

“Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz?”

Agatha Christie – Beklenmeyen Misafir

Okuduğum ikinci Agatha Christie romanıydı. İlkini uzun zaman olduğu için hatırlamıyorum fakat bu kitabın sonu ne kadar şaşırtmacalı olsa da arka planı zayıf olduğu için başka kitaplarını okumayı düşünmüyorum. Karakterler ve özellikleri çok sığ kalmış. Öyle arada kafa dağıtmak için okunabilir.

Peyami Safa – Biz İnsanlar

Kitabın son sayfasında ağlayacakmışım gibi içime bir yumru oturdu. Çok güzeldi. Fikirsel olaylara çok takılmadan roman okumak için roman okuyacaksanız bile çok güzel. Safa, milliyetçilik, vatanperverlik, kadın-erkek ilişkileri hakkında fikirlerini ifade ederken; ahlaken ve kültürsel olarak yozlaşmış bir toplum resmi çiziyor. Yer yer dilinin güncel olmamasından dolayı zorlansam da eğer tam olarak güncel bir şeklini okumuş olsaydım bile aynı zevki alamayacağımı düşünüyorum. Bazı karakterlerin fikirlerinin dönüşümü yani o anda ki fikirlerinin ilerleyişi o kadar güzel anlatılmış ki…

2021 Yılı Hedeflerim

Herkese Merhaba!

Bu yazı kişisel hedeflerim hakkında bir günlük yazısı gibi olacak. 2021 yılı sonu geldiğinde buraya dönüp bakıp gerçekleştirdiklerime ve gerçekleştirmediklerime bakacağım.

2021 yılının mottosu benim için “YENİLEN VE DÖNÜŞ” olacak. Son zamanlarda kendimden hiç memnun değilim. Değiştirmek istediğim yönlerim var. Yenilik arıyorum sürekli. Aç gibiyim, yeni şeyler denemek istiyorum, bana yararı olacağını düşündüğüm. Her neyse,,

Kasım’ın son gününde WordPress’imi yükselttim ve alan adı aldım. Tabi cüzi bir miktar dahi olsa, para verince, çoğunluğumuza da olduğu gibi, artık biraz daha bloguma özen göstereyim moduna girdim. Bunun için normalde blog yazma ya da web sitesi oluşturma üzerine herhangi bir eğitim almadığım ve pek araştırma yapmadığım için öncelikle bildiğim İSMEK’in WordPress ile Site Yapımı ve WordPress ile SEO Teknikleri isimli iki uzaktan eğitim programına kaydoldum. Şu sıralar derslerim çok yoğun gittiği için blogumla çok fazla ilgilenemiyorum fakat kafamda bazı yazı fikirleri var, özellikle reading slump ile alakalı; çok kafayı taktığım bir konu çünkü kitapları ve öğrenmeyi çok sevmeme rağmen bazı dönemler, ve bu dönemler genellikle uzun oluyor, kitabın kapağını dahi açamıyorum. Şimdi, hedeflerimi bazı başlıklara ayırdım. İlki,

2021 Kişisel Hedefler

  • Aylık harcamalarını düzenle.
  • Yaz tatilinde cognitive psychology dersini ayrıntılı, basic physiology dersini kabaca tekrar et.
  • Yazın suluboya çalışmalarına devam et.
  • Kartpostal koleksiyonu yapmaya başla.

2021 Blog Hedeflerim

  1. İSMEK’te kaydolduğum blog ile alakalı eğitimleri tamamlamak.
  2. Bloguma ayda en az iki genel yazı yazmak.
  3. Felsefi Kelimeler yazılarımı yazmaya ayda iki yazı (yani kelime) olacak şekilde devam etmek.
  4. Felsefe Sözlüğü ile alakalı yazılarım bitince Psikolojik Kelimeler başlığında yazı serisine devam etmek.

2021 Yılında Mutlaka Öğrenmek İstediğim Konular ve Kuramlarını Öğrenmek İstediğim İnsanlar

  • Jacques Lacan: Bu adama, ne zaman psiko-analiz ile alakalı bir şey okusam gönderme yapıldığını görüyorum. Kim olduğunu biliyorum yanlış anlaşılmasın fakat hani biyografi kitaplarında kuramlara giriş yapılır ya onu dahi anlamadım. Ama inat ettim. Hakkında en azından birkaç şey öğrenmek istiyorum.
  • Dostoyevski: Suç ve Ceza’yı yıllar önce sanırım ortaokulda okumaya çalışmıştım. Haliyle sıkılmıştım o yaşta ve bırakmıştım. Sanırım geçen sene Kumarbaz’ını okumuştum. Beğenmiştim fakat asıl merak ettiğim Yeraltından Notlar ve Ölüler Evinden Notlar kitaplarını okumak istiyorum.
  • Sartre‘ın okumadığım popüler olmayan diğer kitaplarını okumak. Sartre’ın okuduğum 6-7 kitabı var fakat onun hakkında kapsamlı bir yazı yazmak istiyorum önümüzdeki sene o yüzden okumadığım kitaplarını bitirmek hedefim.
  • Zihin felsefesi, bilinç kavramı, bilişsel bilim hakkında çeşitli kitaplar okumak istiyorum.
  • Jordan B. Peterson: Bu kadar popüler olmasına değer ne yönü var, merak ediyorum ve videolarından başlayarak en son, tedarik edebildiğim kitaplarına da erişerek bir okuma planlıyorum.
  • Çocuk Psikolojisi & Psiko-analizi hakkında okumalar yapmak istiyorum. Çünkü öğrenme hakkında bir şeyler okuduğum zaman genellikle çocuklar üzerinden konular anlatılıyor. Muhtemelen okul dönemi yaşları onlara denk geldiği için.

Bu sene reading challenge gibi bir şeye katılmayı düşünmüyorum yani sayı hedefi belirlemeyi düşünmüyorum. Aşağıda sayı verdim fakat bu sadece liste oluşturduğum için. Sayı ile kendimi kısıtlamayacağım ya da zorlamayacağım. Şuanda elimde okunmamış 60’tan fazla kitap var. Muhtemelen yıl içinde de illaki birkaç kitap alacağım. Totalde kitaplarımın 4’te 3’ünü okumayı planlıyorum. Ve bundan sonra da okumam gerektiğini düşündüğüm kitapları değil (okul için gerekenler haricinde), yalnızca okumak istediğim kitapları alıp okuyacağım. Kitaplığımda olan öncelikle okumayı düşündüğüm kitapların listesi:

2021 Kitap Hedeflerim

  1. Dostoyevski – Öteki
  2. Nikos Kazancakis – Zorba
  3. Albert Camus – Yabancı (Tekrar okunacak)
  4. Alexandre Dumas – Binbir Hayalet
  5. Daniel Paul Schreber – Akıl Hastalığımın Hatıratı
  6. Cogito Dergisi – Yüzyılın Psikanalizi
  7. Rollo May – Kaygının Anlamı
  8. Orhan Pamuk – Masumiyet Müzesi
  9. Gustave Flaubert – Madame Bovary
  10. Umberto Eco – Gülün Adı
  11. Kierkegaard – Kahkaha Benden Yana
  12. Gabor Mate – Vücudunuz Hayır Diyorsa
  13. Franz Ruppert – Travmatik Yaşantılar
  14. Daniel Klein – Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer…
  15. Daniel Klien – Nietzsche Öldü! Bir Hipopotam Olarak Yeniden Doğdu…
  16. Simone de Beauvoir – Yıkılmış Kadın
  17. Montaigne – Denemeler – 1. Cilt
  18. Albert Camus – Başkaldıran İnsan
  19. Henry James – Washington Meydanı
  20. Dostoyevski – İnsancıklar
  21. Dostoyevski – Beyaz Geceler
  22. Dostoyevski – Üç Novella
  23. Dostoyevski – Öyküler
  24. Dostoyevski – Netoçka Nezvanova
  25. Marcus Aurelius – Kendime Düşünceler
  26. Sartre – Yaşanmayan Zaman (Tekrar okunacak)
  27. Sartre – Yıkılış
  28. Simone de Beauvoir – Mandarinler
  29. Alfred Adler – İnsan Tabiatını Tanıma
  30. Kierkegaard – Ya / Ya Da
  31. Jack London – Martin Eden
  32. Kierkegaard – Günlüklerden ve Makalelerden Seçmeler
  33. Thomas Hardy – Çılgın Kalabalıktan Uzak
  34. Sinan Canan – Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler
  35. Joanna Moncrieff – İlaçla Tedavi Efsanesi
  36. Rollo May – Aşk ve İrade (Tekrar okunacak)
  37. Scott Peck – Az Seçilen Yol (Tekrar okunacak)
  38. Alain de Botton – Felsefenin Tesellisi
  39. Oscar Wilde – Dorian Grey’in Portresi (Tekrar okunacak)
  40. Olivia Laing – Yalnız Şehir
  41. Umberto Eco – Felsefe Tarihi 1
  42. Rudolf Arnheim – Görsel Düşünme
  43. Joseph Conrad – Karanlığın Yüreği
  44. Thomas Mann – Büyülü Dağ – 2. Cilt
  45. Paul Auster – Şans Müziği
  46. Wilhelm Reich – Dinle, Küçük Adam

Benim yeni yıl hedeflerim bu şekildeydi. Okuduğunuz için teşekkür ederim.