Haftanın Felsefi Kelimesi #5

ÇOKDEĞERLİ MANTIK [İng. many-valued logic] [MANTIK]. İkiden fazla doğruluk değerine dayanan önermeler mantığı türü. Aristoteles tarafından geliştirilmiş olan klasik mantık, doğru ve yanlış gibi iki doğruluk değerine ve dolayısıyla üçüncünün olanaksızlığı ilkesine dayanıyordu. 1920'li yıllardan itibaren geliştirilen çokdeğerli mantıklar, söz konusu iki doğruluk değeriyle üçüncünün olanaksızlığı ilkesini reddeder. Çokdeğerli mantık kendi içinde, "doğru" ve "yanlış"a... Continue Reading →

Haftanın Felsefi Kelimesi #4

Benlik Teknolojileri [İng. ego technologies] [KITA FELSEFESİ].20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Foucault'nun, bireylerin hayatlarını daha iyi, daha saf, daha mutlu kılmak ve kendilerini daha güçlü kılabilmek veya birtakım iktidar biçimlerini hayata geçirebilmeye elverişli hale getirmek amacıyla, ruhlarını, bedenlerini, düşüncelerini veya arzularını dönüşüme uğratmak, kısacası kendilerini pozitif yönde değiştirmek için uyguladıkları disipline edici pratiklere verdiği ad.Foucault, özellikle... Continue Reading →

Mayıs’tan Geriye Kalanlar

İZLEDİĞİM FİLM: GIRL WITH A PEARL EARRING 2003 yapımı, türü dram olan ve Johannes Vermeer isimli ressamın biyografisini konu edinen bu filmin IMDb puanı 6,9. Aslında, bir sinema ile ilgili instagram sayfasında, bir alıntı paylaşmaları üzerine haberim oldu filmden, alıntıyla filmde karşılaştığımı hatırlamasam da filmi izlediğim için mutlu oldum 🙂 İnci Küpeli Kız resmini hepimiz... Continue Reading →

Haftanın Felsefi Kelimesi #3

BAĞLAMCILIK [İng. contextualism] [EPİSTEMOLOJİ, BİLİM FELSEFESİ]. Bir şeyin içinde bulunduğu duruma, ortaya çıktığı bağlama veya tikelliklere özel bir önem atfeden yaklaşım. Bağlamcılığın, Aydınlanma ile modernitenin evrenselliğe ve ortak insan aklına yaptığı vurguya bir tepki olarak ortaya çıktığı söylenebilir. "Kimin?" sorusuyla ortaya çıkan yaklaşımın ifadesi olan bağlamcılık, daha ziyade feminizm, hermeneutik, postmodernizm benzeri çağdaş felsefe akımlarında... Continue Reading →

Haftanın Felsefi Kelimesi #2

APORIA [EPİSTEMOLOJİ]. Antik Yunan felsefesinde, nesnenin kendisinde ya da kavramındaki bir çelişkiden ileri gelen çözülmesi güç bir problem; belli bir alanda bilgimizi artırmaya veya kapsamını genişletmeye çalıştığımız zaman, ilerlemeyi engelleyen ve tehdit eden güçlük ya da problem durumu.   Kaynak: Ahmet Cevizci - Felsefe Sözlüğü (Say Yayınları, 6. Baskı)

WordPress.com'da bir web sitesi veya blog oluşturun

Yukarı ↑