Dönüşüm/Dönüştüren vs. Ölen/Kalan Hakkında Bir Resim

Aile ‘ağacımızın’ getirdiği ‘sınırlar’ ve hayatımızda yaşadığımız birbirinden farklı bazen paralel bazen ise zıt olaylar ile; bizi dönüştürmeye/büyütmeye gelen, aynı kişiymişiz gibi hissettiğimiz, bazı noksanlıklarımızın farklı renklerde olduğu bu kişi bizi olmamız gereken kişi yaptığında ya ne oluruz? Ya “yalnızca” bizi dönüştürmeye geldiyse? Ve sonunda O da gidecekse?..

Ocak 2021 Okumalarım

Zorba – Nikos Kazancakis Kitap, biri daha çok doğal, içgüdüleriyle hareket eden Alexi Zorba, diğeri ise eğitiminin de etkisiyle belli kalıplarla düşünen anlatıcı, birbirine zıt iki karakterin bir şekilde çözümlenmesiydi. Karakterler, hayatı anlamlandırmada biri daha deneysel diğeri daha teorik iki bilim insanı gibiydiler. Ayrıca kültürel öğelerin de yoğun bir şekilde yer aldığı bir kitaptı. ÖtekiOkumaya devam edin “Ocak 2021 Okumalarım”

Reading Slump Analizi

Sanırım yukarıdaki başlıkla çoğu okurun ortak derdine parmak basmış bulunmaktayım. Daha önce kitap okuma konusunda kendimizi nasıl şevke getirebileceğimize dair iki yazı yazmıştım. Buradan ve buradan o yazılarıma ulaşabilirsiniz. Ancak eksik kaldığını gördüğüm yönleri olduğunu hissettiğimden buraya daha derinlemesine işleyeceğim bir yazı daha yazmak istedim. Bu yazı baya uzun bir süreçte yazılmış olacak. Ve burayaOkumaya devam edin “Reading Slump Analizi”

Felsefi Kelimeler #6

Demir Kafes [İng. iron cage] [SOSYAL BİLİM FELSEFESİ]. Weber’in Batılı kapitalist toplumların sosyal hayatında giderek artan rasyonalizasyon sürecine bağlı olarak insanların içine sokulduklarına inandığı yapı ya da sistem için geliştirmiş olduğu deyim. Weber, modern dönemde Ortaçağa özgü manevi köleliğin yerini maddi köleliğin aldığını ve özellikle Protestan reformunun insanların, rasyonelleşme adı altında, görünmez bir hapishaneye kapatılmalarındanOkumaya devam edin “Felsefi Kelimeler #6”

Aralık 2020 Okumalarım

Carson McCullers – Kadransız Saat Roman, Amerika’da geçiyor, bir yandan hayatı ve ölümü sorgulamaları, bir yandan da yoğun bir şekilde ırksal ayrımcılıkları kendine konu ediniyor. Kadransız Saat’i okurken içimi bir sıcaklık kapladığını hatırlıyorum. Açıkçası ana karakterin kim olduğunu kestiremedim. Çünkü sanki hepsine eşit söz hakkı verilmiş gibiydi. Bu belki de yazarın, ırkçılık hakkında yazdığı için,Okumaya devam edin “Aralık 2020 Okumalarım”