Revolutionary Road Film Yorumu

Bu yazıyı çok spontane bir şekilde yazdım açıkçası fikirlerimi kaybetmeden olayın ruhunu kaybetmeden yazmak için. Yazım kuralları falan ne oldu bilemiyorum yani.

revo-1

Film bittikten sonra ekrana bakakaldım bir kaç saniye. Bunu yazarken bile ruhum bakakalmaya devam ediyor.

Nevrotik diyebileceğim bir kadın, April (Kate Winslet) ve kocası, Frank (Leonardo Dicaprio) bir partide tanışırlar. Ve evli ve çocuklu oldukları ileri zamana sarar film. Bir gün April, Frank’in hep Paris’e taşınmak istediğini söylediğini hatırlar. Ve April birden bununla alevlenir, Frank’i de bu Paris’e taşınma fikrine ikna eder. Frank ailesini geçindirmek için istemediği bir işte çalışan ama yine de istemediğinin pek de bilincinde olmayan bir karakter. April onu bu fikre ikna etmeye çalışırken filmin vermek istediği mesaj da ortaya çıkıyor. Neden evlenip hayatımızı çocuklarımıza adamak zorundayız? Ve arada komşularının psikiyatri hastası bir oğlu ile ailecek tanışmaları bu sorgulamaları daha da ileriye taşır. Ki filmin bir yerinde bu Paris’e taşınma fikrinden vazgeçtiklerinde (aslında frank vazgeçiyor), bunun çocukça bir hayal olduğunu söylemişti Frank, April ise tepkisini pek ortaya koymadan onu onayladı. Oysa ki April, onun kendi yolunu bulması için çalışacak ve ona destek olacaktı. April’in bütün bu planının suya düşmesi bence travmatik oldu onun için. Ki sonu da herkes için travmatikti. Benim için gerçekten çok iyi bir filmdi. Hep kafamda olan soruların gerçeğe dökülmüş hali gibiydi. Yani ne kadar mantıklı, ne kadar hayali gibi. Ve hala o ne kadar mantıklı olduğu fikri havada kaldı; bu hayati ve felsefi sorunun nevrotik bir karakter tarafından sunulduğundan dolayı. Çünkü, çünküsünü sonunu izleyince anlarsınız. Kafamı kurcalayacak bütün gece muhtemelen bu mesele, ben ne istiyorum hayattan, nelerden zevk alıyorum, evet şunu şunu olduk ama ya sonra ne olacak? Bu hayatta ne olmalı, evet evlenmek istiyoruz, çocuğumuz olsun istiyoruz, huzur ve düzen istiyoruz ama gerçekten bunları istiyor muyuz ya da bütün bunları farklı bir senaryoda yaşayamaz mıydık?

Yani yapmak istediğimiz şeyler farklı bir senaryoda olamaz mıydı?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: