Reading Slump Analizi

Sanırım yukarıdaki başlıkla çoğu okurun ortak derdine parmak basmış bulunmaktayım. "Kitap okuyamamak" buramıza kadar geldiğinde. Daha önce kitap okuma konusunda kendimizi nasıl şevke getirebileceğimize dair iki yazı yazmıştım. Buradan ve buradan o yazılarıma ulaşabilirsiniz. Ancak eksik kaldığını gördüğüm yönleri olduğunu hissettiğimden buraya daha derinlemesine işleyeceğim bir yazı daha yazmak istedim. Bu yazı baya uzun bir …

Okumaya devam et Reading Slump Analizi

Felsefi Kelimeler #6

Demir Kafes [İng. iron cage] [SOSYAL BİLİM FELSEFESİ]. Weber'in Batılı kapitalist toplumların sosyal hayatında giderek artan rasyonalizasyon sürecine bağlı olarak insanların içine sokulduklarına inandığı yapı ya da sistem için geliştirmiş olduğu deyim. Weber, modern dönemde Ortaçağa özgü manevi köleliğin yerini maddi köleliğin aldığını ve özellikle Protestan reformunun insanların, rasyonelleşme adı altında, görünmez bir hapishaneye kapatılmalarından …

Okumaya devam et Felsefi Kelimeler #6

Aralık 2020 Okumalarım

Carson McCullers - Kadransız Saat Roman, Amerika'da geçiyor, bir yandan hayatı ve ölümü sorgulamaları, bir yandan da yoğun bir şekilde ırksal ayrımcılıkları kendine konu ediniyor. Kadransız Saat'i okurken içimi bir sıcaklık kapladığını hatırlıyorum. Açıkçası ana karakterin kim olduğunu kestiremedim. Çünkü sanki hepsine eşit söz hakkı verilmiş gibiydi. Bu belki de yazarın, ırkçılık hakkında yazdığı için, …

Okumaya devam et Aralık 2020 Okumalarım

2021 Yılı Hedeflerim

Herkese Merhaba! Bu yazı kişisel hedeflerim hakkında bir günlük yazısı gibi olacak. 2021 yılı sonu geldiğinde buraya dönüp bakıp gerçekleştirdiklerime ve gerçekleştirmediklerime bakacağım. 2021 yılının mottosu benim için "YENİLEN VE DÖNÜŞ" olacak. Son zamanlarda kendimden hiç memnun değilim. Değiştirmek istediğim yönlerim var. Yenilik arıyorum sürekli. Aç gibiyim, yeni şeyler denemek istiyorum, bana yararı olacağını düşündüğüm. …

Okumaya devam et 2021 Yılı Hedeflerim

Kartpostal Distopyası

Kartpostallar yeniden popüler olsa; kitaplıklarındaki kitapları yayınevlerine, boylarına, yazarlarına, belki de renklerine göre dizen insanlar, merakları olsaydı kartpostalları da renklerine, temalarına, mekanlarına göre kategorilere ayırırlardı tahminimce. Aynı yayınevinin bütün kitaplarını koleksiyon yapanlar (kitap ne içindir ki başka?!), beğenip beğenmediklerini ayırt etmeden bütün kartpostalları satın alırlardı. Sonra da kartpostal koleksiyonlarının büyüklükleriyle övünenler, çekilişler yapıp "aynı" kartpostalı …

Okumaya devam et Kartpostal Distopyası